Geçtiğimiz hafta Akyazı’ya bugüne kadar ender görülmüş oranda yağış düştü. Aşırı yağışlar sonrası İlçeden geçen tüm dere, çay ve ırmaklar taştı. Bu aşırı yağış ve suların taşması sonrasında Güzlek, Merkez Yeniköy ve Kuzuluk Orta Mahallenin bir bölümünde heyelanlar meydana geldi. Yine aşırı yağışlar sonrası Kuzuluk’ta Kalyen çayı, Hamam deresi, Yağcılar Mahallesinde de Yağcılar deresi ve Mudurnu deresi ile Küçücek deresinde de yükselmeler oldu ve çok sayıda vatandaş olumsuz olarak etkilendi.
Aşırı yağışlar nedeniyle zaten teyakkuz durumda olan Büyükşehir ve Akyazı Belediyeleri de bütün imkanlarını kullanarak zorda kalan, güçlükler yaşayan vatandaşlarına yardım ellerini uzattılar ve onlara destek oldular.
Belediye başkanı Bilal Soykan ve ekibi de, yağışların başlamasıyla birlikte durmaksızın 48 saat boyunca gece ve gündüz durmaksızın vatandaşlarıma nasıl destek olurum diyerek çalışmalarını sürdürdü, heyelan nedeniyle kapanan yolları tekrar trafiğe açtı. Köprülerin altlarına sıkışmış olan odunları ve o köprüyü tıkayan pislikleri makinaları ile aldı ve sel sularının yerleşim yerlerine dönmemesi için bütün imkanlarını seferber etti. Onların dışında Afet yaşan Mahalle Muhtarlarının da can siparene çalışmalarını da görmezden gelemeyiz.
Ayrıca, yine Belediye çalışanları taşkın suyun Yağcılar Mahallesinde bulunan ve Eğitim vermekte olan İlk okulun bahçesine kadar çıkması üzerine o anda eğitimlerini sürdürmekte olan öğrencilerin imdatlarına koştu ve onları sağlıklı bir şekilde evlerine ve ailelerine kavuşturdu.
Bütün yapılan bu çalışmalar her iki belediyeye ve Mahalle Muhtarlarına yazılması gereken artılar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylemeliyim.
Şehir merkezi de aşırı yağışlardan etkilenin yerlerden biri oldu. Hele hele içme suyu borusu döşenmesi nedeniyle kazılan yerlerde biriken yağmur suları ve onlardan oluşan çamurlarda yoldan geçmek isteyen araç ve insanları olumsuz olarak etkiledi.
Bu arada şunu da ilave edeyim. Kuzuluk Mahallesi de aynı Yağcılar Mahallesi gibi taşkın sulardan en fazla etkilenen yerlerdendir. Özellikle Kalyen çayının geçtiği ve Şose mahallesinin başlangıcını tayin eden köprü de bu olumsuzluktan etkilenmiştir. Köprü altın bulunan betonlar sel sularından dolayı sökülmüştür. Köprü ayakları sel sularından ötürü büyük darbeler almıştır. Hiç zaman geçirmeden bahse konu olan köprünün güzel bir şekilde elden geçirilmesi ve tamirat görmesi şart hale gelmiştir. Ben buradan Belediyecilerimizi bu konuda uyarmak isterim. Ayrıca, dere kenarında DSİ tarafından dikilen fidanların, bugün ağaç haline gelmesi ve bir hayli dallarının ve kendisinin uzaması da böylesine tabi afetler ve suyun büyümesi ile dere kenarında bulunan yerleşim yerlerine zarar vermesinden korkulmaktadır. O nedenle DSİ’nin hem ağaçları budaması, hem de yağışlar nedeniyle bazı yerleri zedelenen ve önümüzdeki günlerde olumsuzluk yaratabilir endişesi taşıyan köprünün de Belediye DSİ işbirliğiyle bakım ve onarımının yapılması ve yine sel suyunun o köprünün altından alıp götürdüğü, bir parçası da köprünün altında kalan beton molozların bir an önce oradan alınması gerekmektedir. Ben hatırlatmak istedim.
Bütün bunların sonrasında yaşadığımız doğal afet nedeniyle can kaybı yaşanmamış olması sevindiricidir. Allah bundan sonra bizlere böylesine afatlar yaşatmasın diye dua ederek yazımı noktalamak istiyorum. Kalın sağlıcakla.