Yazımıza kaderimizde ilkleri de yaşamak varmış diyerek başlayayım.
Geride bıraktığımız haftanın son günlerinde Akyazı’lılar olarak bazı konularda ilkleri yaşadık.
İlki bundan 4 yıl önce açılan Sağlık Bilimleri Fakültemizin bu yıl ilk mezunlarını vermesiydi.
4 yıllık eğitimlerini tamamlayan 150 öğrenci kardeşimiz düzenlenen bir törenle mezuniyet belgelerini almaları bir ilkti.
Fakülte öğrencilerimiz için düzenlenen ilk mezuniyet töreninde bugüne kadar görmeye alışık olmadığımız ölçülerde eksikler ve yanlışlar vardı.
Mesela, mezuniyet töreninin sıcaklık ölçen aletlerin 40’ın üzerinde gösterdiği saatlere alınması bana göre büyük yanlıştı.
Bu konudaki ikinci yanlış törenin yapılacağı yerin seçiminde yapıldı. Havanın o kadar sıkıcı, yakıcı ve bunaltıcı olduğu gün ve saatlerde tören yerinin spor kompleksinde bulunan Cevat Ayhan Spor salonunda yapılması yanlışların en önemlisiydi.
Zira o sıcak atmosfer nedeniyle ne klimalar, ne de ilave pervaneler yeterli olamadı. Çocuklarının mutluluklarına ortak olmak için Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen öğrenci Veli ve yakınları salonu girip yer buldukları için kendilerini şanslı saysalar da, saunadan farksız o salonda saatlerce kalınca pek de şanslı olmadıklarını anlamakta zorlanmadılar.
Aynı olumsuz durum öğrenciler içinde geçerliydi. Onlarda uzun süreli olarak dışarıda sıra olup bekledikten sonra girdikleri saunadan farksız salonda öyle bir terlerdiler ki, belki de 4 yıllık eğitim süresi içinde yapılan sınavlarda bile o kadar terlemediler diyebilirim.
İçerideki o sıkıntıya eklenen bir başka olumsuz durum ise mezuniyet törenini şereflendiren Sayın Valimiz ve onunla birlikte olan protokol üyelerinin salona geç girmeleri oldu.
Tören, protokolün salona girmesinden sonra başlatıldı. Bu durumdan öğrenciler ve veliler olumsuz etkilendi. Yaşanan bu olumsuzluk aşırı sıcaklığında etkisiyle bazı tepkilere bile neden oldu.
Bu tür düzenlemelerde belirtilen saate uyulmasının daha uygun olacağını söylememe gerek bile yok. Zira o kadar insan kimseyi beklememeli organizasyon da belirlenen saatte başlamalıydı. Çünkü yurdumuzun çeşitli yerlerinden gelen onlarca insanın tekrar geri dönecekleri ve salondaki o sıcaklık hesap edilmeliydi.
Bu konuda ki bana göre bir başka yanlışlık tören yeri seçimiydi. Bu tören Akyazı gibi güzel ve özel bir ilçede daha uygun ve açık bir alan da yapılabilir, törene katılanlara bu kadar eziyet çektirilmeyebilinirdi.
Törenin sunuculuğunu üstlenen Yahya Bakır kardeşim benden ve töreni izleyenlerden tam not aldı. Güzel Türkçesi, zaman zaman araya karıştırdığı günün anlamına ilişkin esprileri ve iyi diksiyonu ile bu işin ustası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kendisini kutlarım.
Bir diğer kutlamamda kuşkusuz öğrenci kardeşlerim için olacak. Eğitimlerini tamamlayıp okullarından mezun olan bütün kardeşlerimi tebrik ediyorum, kendilerine bundan sonraki hayatlarında üstün başarı, sağlık ve mutluluklar diliyorum.
İlkler yaşandı dedik ya devam edelim. Kurban bayramına ilişkin resmi bayramlaşma arife günü yapıldı. Bu uygulama Akyazı için bir ilkti.
Ne var ki, bu ilk uygulamada hem gün hem de saat bakımından bir türlü anlaşma sağlanamadı. Kaymakamlık tarafından basına gönderilen ilk mesajda bayramlaşmanın bayramın ikinci günü saat 10.00 da yapılacağı bildirildi. Ardından ikinci mesaj geldi. İkinci mesaja bayramlaşma arife günü saat 14.00 de yapılacak diye yazıldı. Bu durum bayramlaşmaya gitmek isteyenlerde ikilem yaşattı. İkilem yaşayanların bazıları benim gibi bayramlaşmaya gidemedi.
Kutlamasına devam ettiğimiz kurban bayramımızın yüce Türk Milletine, İslam Alemine, insanlığa hayır ve mutluluklar getirmesi temenni ediyor tüm okurlarımın.