24 Temmuz tarihi Sakarya’da görev yapmakta olan gazeteciler için iki nedenden ötürü önemlidir.
Birincisi 24 Temmuz biz basın mensupları için “Basın özgürlüğü için mücadele” günüdür. Ayrıca sansürün de kaldırıldığı gündür 24 Temmuz (1908) o bakımdan önemlidir.
İkincisi ise Sakarya basın dünyasının duayeni, Yenigün Gazetesinin kurucusu ve imtiyaz sahibi, Sakarya Gazeteciler Cemiyetinin başkanı da olan merhum Necdet Güngörsün’ün de ölüm yıldönümüdür. O nedenlerle basın mensupları için 24 Temmuz tarihinin önemi hayli büyüktür.
Ölümünün üzerinden 19 yıl geçti. Akyazılı Gazeteciler olarak hemen hemen her yıl 24 Temmuz günü Yukarı Kirazca Mahallesinde bulunan kabri başına gider dualarımızı okuruz.
Bu yılda öyle oldu. Yalnız bu yıl biraz da buruk bir ziyaret oldu. Zira bu yıl ki ziyarette sadece ben ve Kenan Certel kabri başına gittik ve dualarımızı yaptık.
Bu yıl buruk bir ziyaret yaptık dedim ya, açayım. Kabri başına gittiğimizde mezar tahtasının kırılması nedeniyle mezarın çöktüğünü, bakımsız bırakıldığını gördük. Kenan Certel ve ben bu görüntü nedeniyle bir hayli üzüldük.
Kenan arkadaşım, bilahare yetkili bir dostunu arayarak mezar içinin toprakla doldurulmasını ve çiçeklerle donatılmasını rica etti.
O kişi de Kenen arkadaşımı kırmadı ve derhal adamlarını göndererek mezarın içini toprakla doldurttu ve üzerini de çiçeklerle donattı. Sonuç olarak mezar güzel bir görünüme kavuştu.
İsminin açıklanmasını istemeyen o değerli dosta hem ben, hem de Kenan Certel teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.
Değerli dostumuz sevgili Güngörsüne, “Hiç merak etme biz Akyazı’da ikamet ediyoruz ama en azından yılda bir kere de olsa kabrinin başına gelip dualarımızı okuyacağız ve seni yad edeceğiz” demeyi asla ihmal etmiyoruz
Mekanın cennet olsun Necdet Güngörsün.
24 Temmuzdan bahsettik ya, devam edelim.
Basın bayramı nedeniyle bizi arayıp, günümüzü kutlama nezaketi gösterenlere teşekkür ediyorum. Gün nedeniyle Valilik, Büyükşehir ve SATSO müşterek olarak bir sabah kahvaltısında Gazeteci dostlarımızla bir araya gelmişler.
O kahvaltıda yapılan konuşmalarda, konuşmacılar basın mensuplarına neye dayanarak bilmiyorum ama güzel bir ayar çekmişler.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, basın mensuplarına çekilen ayar tutmaz. Bunu ayar çekenlere hatırlatmak isterim.
Biz basın mensupları olarak görevimiz haberin doğru olması, hiç vakit geçirmeden halkımıza, okurlarımıza doğru biçimde aktarılmasıdır.
Sayın Valimiz Akyazı’ya geliyorsa Kaymakamımız tarafından, Milletvekillerinden biri veya birkaçı birden yine Akyazı’ya geliyorsa o partinin İlçe başkanı tarafından, Büyükşehir Belediye başkanımız geliyorsa da İlçe Belediye başkanı tarafından basın mensuplarına bilgi ve haber verilmesi gerekir.
Ne yazık ki bunlar yapılmadığı için bizler Valimizin, Milletvekillerimizin ve Büyükşehir Belediye başkanımızın gelişlerini gittiklerinden sonra öğreniyoruz.
Bu geliş gidişlerle ilgili bilgi sahibi olmadığımız için de ya haberi yapamıyoruz, ya da o haberin bilgisini doğru bir şekilde okurlarımıza aktaramıyoruz. Bu eksikliğin giderilmesi şarttır diyorum.
Bir önemli konuda verilen kahvaltıya davetle ilgilidir. Edindiğim bilgiye göre basın mensuplarına daveti SATSO basın Müdüresi Derya hanım yapmış. Güzel. Güzel olmayan tarafı ise bizlerin bu kahvaltıdan haberimizin olmaması ve davet edilmemiş olmamızdır. Ben ve değerli arkadaşım Kenan Certel, yarım asrı geçen süredir gazetecilik yapıyoruz. Demek ki davet edilmek için bu süre yetmemiş, daha fazlası gerekmiş.
Davet ederek o hanımefendi görevini yapmış olsaydı dahi biz yine gelemeyecektik. Öncelikle bu hususun bilinmesini isterim.
Maksat zaten kahvaltı değildir. Maksat neden davet edilmemiş olduğumuzdur. Bu hususu SATSO başkanımıza sormak istiyorum. Neden bizi davet etmediniz.
Ayrıca Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız, Birlik Başkanımız ve diğer başkan sıfatı taşıyanlara da bu konuya eğilmelerini istiyorum. Bizler İlçede görev yapıyoruz diye bizi Gazeteci mi saymıyorlar. Anlamadım gitti.
Tekraren diyorum ki, biz Gazetecilere ayar çekilmez, ayar verilmez bilinmesini isterim. Davet etmeyenleri de kınıyorum.