Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın sivil toplum kuruluşlarına (STK’lara) uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelede daha aktif rol alma çağrısı yaptığı günlerde, şehrimizde oldukça çarpıcı bir operasyon gerçekleştirildi.
Bu operasyon, sorunun ne kadar derin ve yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Son yıllarda toplumun her kesimini etkileyen yeni nesil sentetik uyuşturucular hızla yayılıyor.
Bu maddeler, gençlerden iş insanlarına, farklı meslek gruplarından saygın isimlere kadar geniş bir kesimi pençesine alıyor.
Kullanımdan satışa geçiş çok hızlı gerçekleşiyor ve bu döngü, toplumun en güvenilir görülen kesimlerini bile içine çekebiliyor.
Şok edici bir örnek:
Sakarya’da tanınmış bir avukat, polis ekiplerinin düzenlediği titiz operasyon sonucunda yaklaşık 2 kilogram uyuşturucu maddeyle birlikte yakalandı.
Daha önce de benzer bir suçtan tutuklanıp cezaevinden yeni çıkan bu isim, ne yazık ki aynı bataklığa geri dönmüştü.
Bu olay, uyuşturucunun meslek, statü, yaş fark etmeksizin herkesi tehdit ettiğini acı bir şekilde gösterdi.
Sakarya’da uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçlerinin, özellikle de polis teşkilatının performansı gerçekten takdire şayan.
Şu anda il genelindeki cezaevlerinde binin üzerinde uyuşturucu suçundan yatan tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
Narkotik ekipleri, torbacıların yoğunlaştığı bölgelerde (özellikle Adapazarı Karaköy gibi alanlarda) gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyor.
İl Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka’nın bizzat sahada yer aldığı ve ekipleri denetlediği uygulamalar, mücadeledeki kararlılığı gösteriyor.
Ancak bu bölgelerdeki kaçak yapılar ve kontrol zorluğu, satıcıların işini kolaylaştırıyor.
Burada yerel yönetimlerin polise daha fazla destek vermesi, fiziki koşulları iyileştirmesi ve koordinasyonu artırması büyük önem taşıyor.
Uyuşturucuyla mücadelenin en etkili yolu ise önleme odaklı çalışmalardır.
Bu noktada asıl sorumluluk yerel yönetimlere düşüyor.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu beladan uzak tutmanın en sağlam yolu, onları sosyal ve sportif faaliyetlerle buluşturmaktır.
Sakarya’da son bir yıldır sevindirici gelişmeler yaşanıyor:
Birbiri ardına yeni spor salonları, yüzme havuzları, gençlik merkezleri müjdeleri geliyor.
Bazı yatırımlar inşaat aşamasında, bazılarının ihaleleri sürüyor.
Bu “sporcu fabrikası” niteliğindeki tesisler için emek veren herkese teşekkür ediyoruz.
Ancak tesis yapmak yetmez; asıl mesele bu mekanları en verimli şekilde kullanmak ve gençleri buralara çekmektir.
Yerel yönetimler, Gençlik ve Spor İl Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve üniversiteler iş birliği yaparak; düzenli spor etkinlikleri, müzik, tiyatro, sanat atölyeleri, gençlik kampları, eğitim programları ve de aileleri de kapsayan sosyal projeleri hemen planlamalı ve uygulamaya koymalıdır.
Çocuklarımızı evde tablet başında, kötü arkadaş çevrelerinde bırakmak yerine, onları sağlıklı ortamlara yönlendirecek etkinlikler düzenlemek belediyeciliğin en önemli görevlerinden biridir.
Nadiren de olsa böyle etkinlikler yapıldığında ailelerin çocuklarını akın akın getirdiğini görüyoruz.
Aktif ve vizyoner belediye başkanlarını kutluyoruz.
Belediye başkanları, belediyeciliği sadece yol, kaldırım, altyapı işleri olarak görmemeli.
Şehirlerin sosyal ve kültürel yaşamını güzelleştirecek projeler, en az fiziki yatırımlar kadar değerlidir.
Gençlerimizi uyuşturucunun kucağına iten boşluğu dolduracak en güçlü araç, anlamlı ve dolu bir sosyal yaşamdır.
Uyuşturucu büyük bir bela; ancak organize mücadele, kararlı operasyonlar ve önleyici sosyal politikalarla bu belaya karşı kurtuluş mümkündür.
Sakarya olarak bu mücadeleyi hep birlikte kazanabiliriz:
Polis sahada, yerel yönetimler sosyal alanlarda, STK’lar farkındalıkta, aileler ise çocuklarının yanında olarak…
Unutmayalım;
Geleceğimiz olan çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak, hepimizin ortak sorumluluğudur.