17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.02’de duran zaman, bu şehrin hafızasında asla silinmeyecek derin bir yara açtı.
Aradan geçen 27 yılda kaybettiğimiz canların acısı ilk günkü tazeliğini korurken, her yıl dönümünde aynı can alıcı soruyu kendimize sormaktan geri duramıyoruz:
Sakarya olarak o felaketten gereken dersi gerçekten çıkardık mı?
Şehrimizi olası yeni depremlere hazırlayabildik mi?
Yoksa asrın felaketi olarak andığımız o karanlık geceyi yılda bir kez hüzünle yâd edip rutinimize geri mi dönüyoruz?
Yıllardır bu köşede altını ısrarla çizdiğim acı bir gerçek var:
Bu şehir henüz beklenen büyük depreme hazır değil.
Üç yıl önce 17 Ağustos'un yıl dönümünde Söz Sakarya'nın birinci sayfasında belki anlaşılır diye tam 40 kez "Yeni deprem geliyor biz depreme hazır değiliz." yazdık.
Eğer yeterince hızlı ve kararlı hareket etmezsek, olası bir sarsıntıda aynı kabusu yeniden yaşayabilir, binlerce canımızı daha toprağa verebiliriz.
Bu nedenle 17 Ağustos’u sadece bir anma günü değil; yöneteninden yaşayanına kadar hepimizin omuzlarındaki hayati sorumluluğu hatırlama günü olarak görüyoruz.
Ve şunu çok net biliyoruz:
Depremi engelleyemeyiz; ancak onun bir felakete dönüşmesini önlemek tamamen bizim elimizde.
Son dönemde Sakarya’da kentsel dönüşüm konusunda atılan adımlar, şehrin geleceği adına umut verici bir dinamizm getirdi.
Büyükşehir Belediyesi’nin Tığcılar Mahallesi’ni bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı büyük kentsel dönüşüm projesi bu anlamda önemli bir milat.
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, ilk etabın yıkımlarının önümüzdeki ay başlayacağını duyurdu.
Taşın altına elini koyan ve büyük bir cesaretle bu dönüşümü başlatan Başkan Alemdar’ın ne kadar arkasındayız?
Zira bir yandan destekler gibi görünüp perde arkasında süreci yavaşlatan, ayak direyen yaklaşımları da ibretle izliyoruz.
Diğer yandan Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun başlattığı Ada Hayat projesi de başlangıçta bir kentsel dönüşüm hamlesi olarak sunulmuştu.
Gelinen noktada, projenin özünden sapıp farklı bir yapıya evrildiği şeklinde eleştiriler getirilse de; risk teşkil eden eski Hilmi Kayın İş Merkezi ve çevresindeki binaların olası bir deprem öncesinde bertaraf edilmiş olması şehir güvenliği adına önemli bir kazanım.
Benzer şekilde Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik’in ilçedeki deprem görmüş çok katlı yapılar için geliştirdiği dönüşüm vizyonu da kıymetli bir adım.
Riskli alanların belirlenmesi, ada bazlı planlamaların masaya yatırılması ve yerel yönetimlerin dönüşümü bir numaralı gündem maddesi yapması şüphesiz takdire şayan.
Ancak geçmiş tecrübelerimizin bize öğrettiği temel ilkeyi unutmamalıyız:
Kentsel dönüşüm, yalnızca eski binaları yıkıp yerine yenilerini dikmekten ibaret bir "müteahhitlik faaliyeti" değil.
Gerçek bir dönüşüm; şehrin altyapısını, toplanma alanlarını, ulaşım akslarını, sosyal donatılarını ve zemin gerçeklerini bilimsel ilkelerle ele alan bütüncül bir şehircilik hamlesidir.
Rantsal hesapların ve parsel bazlı günü kurtarma çabalarının ötesine geçmek mecburiyetindeyiz.
Bu sürecin başarıya ulaşması ve toplumsal mutabakatla yürümesi için:
1-Şehirdeki riskli yapı stokuna dair yürütülen tüm tespit çalışmaları şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmalı, vatandaş her aşamada doğru bilgilendirilmeli.
2-İnşaat, jeoloji, mimarlık ve şehir plancıları odaları ile üniversiteler sürecin yalnızca danışmanı değil; karar ve denetim mekanizmalarının doğrudan aktif birer paydaşı olmalı.
3-Mülk sahipleri ile kiracıları mağdur etmeyen, rantsal kaygılardan uzak, yerinde dönüşümü ve komşuluk hukukunu gözeten adil bir sosyal denge kurulmalı.
17 Ağustos 1999’da yitirdiğimiz binlerce canımıza borcumuz; onları sadece dualarla anmak değil, bilimin ve aklın rehberliğinde depreme dirençli ve güvenli bir Sakarya inşa etmeliyiz.
Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor; geride kalanlara sabır, Sakarya’mıza ise deprem güvenli yarınlar diliyorum.
# YAZARIN DİĞER YAZILAR
Sezai Matur
SAKARYA’NIN DEPREM SINAVI
SALİM ÖZYILMAZ
17 Ağustos ve Kaymakam Cemalettin Özdemir
Kenan Certel
17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİ UNUTMAYALIM
Cuma Hutbeleri
TEVEKKÜL
Engin Senol
“Benim Öğretmenlerim…
Gönül Dostu
MOBESE İŞİ İNTERNET SİTELERİNE Mİ KALDI
Muhsin Certel
SİYASİLERE ATATÜRK’TEN BİR DERS