https://www.bizimakyazi.com/files/uploads/user/hutbe.jpg
Cuma Hutbeleri

TEVEKKÜL

28-03-2026 01:06 138 kez okundu.

Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.

Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.

Aziz Müminler! Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”1 buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, “Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”2 ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir. Kıymetli Müslümanlar! Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz” hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.

Değerli Müminler! Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir. Aziz Müslümanlar! “Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; ‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’ şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”

Kıymetli Kardeşlerim! Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.

Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz: Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!

Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.

Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.

Aziz Müminler! Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz”1 buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, “Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever”2 ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir. Kıymetli Müslümanlar! Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz” hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.

Değerli Müminler! Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir. Aziz Müslümanlar! “Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; ‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’ şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”

Kıymetli Kardeşlerim! Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.

Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz: Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI PEYGAMBERİMİZ VE TİCARET AHLAKI ŞAHSİYETİMİZİ İMAR EDEN KUTLU MEKÂN: CAMİ KURBAN İBADETİ VE ÖNEMİ ŞİFA AYI RAMAZAN BAŞLADI MİRAC KANDİLİ İMAN VE İSTİKAMET ZAFERLERİMİZİN ARDINDAKİ RUH VE MANA MİRAS: HER HAK SAHİBİNE HAKKINI VERMEK MİRAC GECESİNDE PEYGAMBERİMİZİN YAŞADIĞI HADİSELER KADİR GECESİ KUR’ÂN İLE ŞEREFLENEN GECE AİLEDE ŞEFKAT VE NEZAKET DİLİ KESİNTİSİZ HAYIR ÇEŞMESİ: VAKIFLAR TEPKİLER ÜZERİNE DİYANETTEN DÜZELTME KURBAN BAYRAMI-- Sakarya Müftülüğü DÎN-İ MÜBÎN-İ İSLAM ÖFKEYE HÂKİM OLABİLMEK PEYGAMBERLER ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİDİR HİCRİ YILBAŞI NEDİR RAMAZAN MEKTEBİNİN ÖĞRETTİKLERİ VAKİT İYİLİK VAKTİ: BU RAMAZAN VE HER ZAMAN PAHA BİÇİLMEZ SERMAYE: ÖMÜR DİLİN AFETLERİ ZAMAN BİLİNCİ HZ. İBRAHİM (a.s) VE İKRAM ÖĞRETMENLERİMİZ AHİRETE İMAN AŞÛRA GÜNÜ KURBAN BAYRAMI RABBE YOLCULUK: ÖLÜM HAYAT BİR İMTİHAN YERİDİR KÖTÜ ÖRNEK OLMAMAK ORUCUN HİKMETLERİ MİRAÇ KANDİLİ VE NAMAZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATI GENÇLİĞİMİZ ENGELLİLER ve İSLAM SİHİR VE BÜYÜ HARAMDIR ÇEVRE BİLİNCİ KONU : HOŞGÖRÜ KURBAN VE KURBİYYET KONU: CAMİ ADABI VE CAMİLERİMİZİN ÖNEMİ İBADETİN ÖZÜ İHLAS VE SAMİMİYET DOĞAL AFETLER, TEDBİR VE TEVEKKÜL DENGESİ ZEKAT VE FİTRE KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK İSLÂMÎ BİR DEĞERİMİZ: EDEB İSLÂM VE GENÇLİK TURUNCU DEVRİMİ Mİ O DA NE? ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ MÜ’MİNLER ANCAK KARDEŞTİR ÖFKEYİ YENMEK ŞEHİDLİK VE ÇANAKKALE ZAFERİ DUA ve ÖNEMİ ALLAH SEVGİSİ KUTSAL KİTAPLAR VE KUR’AN-I KERİM’E İMAN EŞLER ARASINDAKİ SEVGİ VE SAYGININ ÖNEMİ İMÂN NAMAZ VE TADİL-İ ERKAN’IN ÖNEMİ ÖLÜM, KIYAMET, AHİRET MEVLİD KANDİLİ MEVLÜT KANDİLİ MEVLİD KANDİLİNİN MÂNÂ VE ÖNEMİ ZARARLI ALIŞKANLIKLAR GEÇMİŞİN MUHASEBESİ VE ZAMAN SABRETMEK GÖREBİLMEKTİR MEVLANA VE YEDİ ÖĞÜDÜ İSLÂM’IN SOSYAL İNSAN YAKLAŞIMI İSLÂM’IN SOSYAL İNSAN YAKLAŞIMI HOŞGÖRÜ AHLAKI KÖTÜLÜĞE KİLİT İYİLİĞE ANAHTAR OLMAK KAN VERMEK, ORGAN BAĞIŞLAMAK CUMHURİYET İSRAF VE YOKSULLUK SEVİNCİMİZ SADECE BİR DAKİKA SÜRDÜ AHÎLİK VE TİCARET AHLÂKI CAMİLERİMİZ VE DİN GÖREVLİLERİMİZ ŞEHİTLİK VE GAZİLİK KUR’AN VE İLK EMİR “OKU” HAYATIMIZIN GAYESİ İSLAM, BARIŞLA GELEN ZAFER ZAFER BAYRAMI DEPREM VE AFETLERİN BİZE ÖĞRETTİKLERİ KADİR GECESİNİN ANLAM VE ÖNEMİ KULUN MAL İLE İMTİHANI: ZEKÂT TEMEL İBADETLERİMİZDEN ORUÇ Ramazan Ayı ve Önemi ÖKSÜZ VE YETİMİ GÖZETMEK KUR’AN’LA YAŞAMAK BİR DEĞER OLARAK AİLE SAHÂBE ve SÜNNETE BAĞLILIK KARDEŞLİK ve PAYLAŞMA İSLAM’DA SAĞLIĞA VERİLEN ÖNEM TEVAZU VE KİBİR ÇANAKKALE ZAFERİ EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK KADIN YEŞİLAH HAFTASI VE ZARARLI ALIŞKANLIKLAR KUR’AN-I KERİM’İ OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK SABIR EBEDİ MUTLULUK YURDU CENNET EDEP VE HAYÂ EŞLERİN HAK VE SORUMLULUKLARI SAĞLIKLI BİREY, SAĞLIKLI TOPLUM ZEKÂT VE ÖNEMİ