Bir önceki yazımda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın deprem riski yüksek bölgelerdeki sanayiyi Anadolu’nun iç kesimlerine kaydırma planının, aslında Sakarya için yeni bir fırsat yaratabileceğini vurgulamıştım.
Sakarya’nın bu fırsatı somut bir kazanıma dönüştürebilmesi için Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası ve üniversiteler kritik bir rol üstlenebilir.
Bu kritik kurumlardan SATSO, bu yıl bir seçim sürecine girecek.
Her iki üniversitede de bu yıl rektörlük ataması var.
Üniversitelerin rektörlük süreçlerine ilişkin değerlendirmeyi önümüzdeki günlerde ayrıca ele alırız.
Bugün ise, seçimlerin Ekim ayında yapılacak olmasına rağmen şimdiden heyecan dozu artan SATSO’daki süreci değerlendirmek istiyorum.
Sakarya’da şehrin ekonomik geleceğini doğrudan şekillendiren SATSO seçimleri her dönem ilgiyle izlenir.
Dört yılda bir yapılan bu seçimler Ekim ayında gerçekleşecek olsa da kulisler çoktan hareketlendi.
Heyecan seviyesi önceki dönemlere kıyasla belirgin biçimde arttı.
Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ da bu atmosferde, kendi komitesi dışındaki sektörlerle daha yoğun temaslar kurmaya başladı.
Aday olması beklenen meclis eski Başkanı Talip Kuriş ise haftalar öncesinden saha çalışmalarına hız vererek ziyaretlerini sıklaştırdı.
Talip Kuriş, önceki dönemde Başkan Akgün Altuğ’un rakibiydi.
SATSO, Sakarya’nın en etkili ve en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri.
20 bini aşkın üyesiyle ilin ticaret ve sanayi hayatının nabzını tutuyor.
Şehrin nabzını tutmanın yanında karar alma mekanizmalarında güçlü bir temsil ve etki alanı oluşturuyor.
SATSO, meslek komiteleri aracılığıyla otomotivden gıdaya, tekstilden lojistiğe kadar pek çok sektörün sorununu doğrudan gündeme taşıyabiliyor.
Aynı zamanda TOBB’un en büyük odalarından biri olarak Ankara’da ve uluslararası platformlarda Sakarya’yı temsil ediyor.
Bunun yanında OSB’ler, lojistik merkezler ve turizm yatırımları gibi büyük ölçekli projelerde de çoğu zaman kilit bir aktör olarak öne çıkıyor.
Mevcut başkan Akgün Altuğ’un, tecrübesi ve son dönemde üyelerle kurduğu yakın diyalog sayesinde sahada karşılık bulduğu ifade ediliyor.
Buna karşılık rakibi Talip Kuriş’in yoğun saha çalışması, geçmişteki meclis başkanlığı deneyimi ve bazı sektörlerdeki güçlü tabanı, dengeleri değiştirebilecek bir potansiyele işaret ediyor.
Öte yandan kulislerde “sürpriz isim” söylentilerinin dolaşması, yarışın yalnızca iki adayla sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor.
Bu dönemde seçimlerin daha çetin geçeceği, önceki seçimde kurulan ittifakların dağılacağı ve yeni birlikteliklerin oluşacağı şimdiden görülmeye başladı.
Özellikle rekabetin geçen dönem en yoğun yaşandığı 34. Meslek Komitesi (Müteahhitlik Faaliyetleri) ile aday olması beklenen Talip Kuriş’in de yer aldığı 21. Meslek Komitesinde (Otomotiv ve Yedek Parça Ticareti) geçen dönemki ittifakların dağıldığı, yeni temaslar ve olası birliktelikler konuşuluyor.
Benzer biçimde, mevcut Başkan Akgün Altuğ ile yardımcısı Cem Gün’ün bulunduğu 23. Meslek Komitesi (Konstrüksiyon ve Metal İşleme) ve mevcut Meclis Başkanı Ercan Erdem’in yer aldığı 28. Meslek Komitesi (Danışmanlık ve Emlak Müşavirliği) cephesinde de yeni denge arayışlarının ve olası ittifakların gündeme geldiği ifade ediliyor.
Hatta kulislerde konuşulan bir diğer başlık da, mevcut başkanın yardımcılarından birine yönelik oluştuğu ifade edilen tepkinin bu dönem belirleyici olabileceği.
Bu nedenle söz konusu ismin seçim sürecinde aktif bir görev üstlenmeyeceği, hatta yönetim kurgusunda daha geri planda kalmayı tercih edeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Yerel siyasetin ve özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın tutumunu da göz ardı etmemek gerekir.
Şehrin siyasi büyüğü Ali İhsan Yavuz ile Başkanı Yusuf Alemdar’ın, sürece dahil olup olmayacakları veya ne ölçüde dahil olacakları ise önümüzdeki günlerde daha net biçimde görülecek.
Geçen seçimde tavrını net bir şekilde ortaya koyan İl Başkanı Yunus Tever’in bu kez kenarda duracağı belirtiliyor.
SATSO seçimini yalnızca bir “oda yarışı” olarak değil, Sakarya’nın önümüzdeki dört yılda nasıl bir ekonomik akıl ve nasıl bir kurumsal koordinasyon dili kuracağının göstergesi olarak okumak gerekiyor.
Rekabet doğru yönetilirse, kazanan tek bir ekip değil; şehir olur.
Bu yazı dizisinde ben de süreci; aday profilleri kadar, üyelerin gündemi, ölçülebilir hedefler ve Sakarya’nın stratejik fırsat penceresi üzerinden izlemeye devam edeceğim.
