Sakarya, siyasetin her zaman hareketli olduğu, nabzının yüksek attığı bir şehir olmuştur.
Dün de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in Demokrasi Meydanı'nda gerçekleştirdiği miting, şehrin siyasi gündemine damgasını vurdu.
Ancak her miting gibi, bu buluşmanın da görünen yüzünün ardında, dikkatli gözlerden kaçmayan detaylar vardı.
Bir gazeteci olarak basına ayrılan bölümde değil halkın içine karışarak izledim mitingi. Miting öncesinde, sırasında ve sonrasında birçok kişi ile değerlendirmelerde bulundum…
Ve kendi süzgecimden geçirerek bu mitingi sizler için analiz ettim:
Miting alanı, her zamanki gibi yoğun güvenlik önlemleriyle çevriliydi.
Ancak bu kez, vatandaşların alana girişinde yaşanan "haremlik-selamlık" uygulaması, birçok kişinin tepkisine neden oldu.
Güvenlik güçlerinin "Önlemler böyle, kusura bakmayın" diyerek savuşturduğu bu durum, aslında mitingin atmosferine daha baştan bir gerginlik kattı.
Üst aramalarında kalem ve çakmakların toplanması tepkilere neden oldu.
Mitingde Özgür Özel’den önce İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okudu.
Özgür Özel'in konuşmasında en çok dikkat çeken noktalardan biri, meydandaki kalabalığın demografik yapısıydı.
Özel'in "Emekliler el kaldırsın" çağrısına alanın yarısından fazlasının karşılık vermesi, Sakarya'daki ekonomik sıkıntıların ve emeklilerin feryadının ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Özel'in "Burada şu an da yüzde 65 emekli var" tespiti, aslında iktidarın en büyük sınavının nerede olduğunu da işaret ediyordu.
Özgür Özel’in konuşmasındaki Sakarya bölümüne iyi çalıştığını gördüm.
Özel'in "Yorgun iktidar dönemi bitti" vurgusu ve Sakarya'nın artık CHP'nin kalesi olacağı yönündeki iddialı sözleri, meydanda coşkuyla karşılansa da, Sakarya'nın siyasi genetiğini bilenler için bu iddianın altının nasıl doldurulacağı asıl merak konusu.
Mitingin görünen yüzü coşkulu olsa da, arka sıralarda ve kulislerde farklı fısıltılar da vardı. Bazı CHP'li isimlerin katılımın bekledikleri seviyede olmamasını eleştirmesi, parti içindeki beklentilerin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyordu.
Meydanın tam dolmaması ve vatandaşların alanda rahatça yürüyebilmesi, "Tarihi miting" söylemlerinin biraz abartılı olabileceğini düşündürdü.
Mitinge katılım sayısı vermeyi çok sevmiyorum.
Konuştuğum farklı kaynaklar hep farklı rakamlar dile getirdi.
Bu yüzden tartışmaya ateş eklemek yerine karışmamayı tercih ediyorum.
Ancak şunu net bir şekilde söyleyebilirim.
Mitinge gelen herkes kendi imkanıyla ulaştı.
Çünkü, Sakarya’da herhangi bırakın bir otobüsü, bir minibüsü doldurup Adapazarı’na getirebilecek bir ilçe örgütü yok.
Meydanda en çok dikkatimi çeken şeylerden biri yıllarca sağ partilerde siyaset yapan isimlerin mitinge olan ilgileriydi.
Hatta parti içi muhalifler alan dışından mitingi izlerken onları ellerinde CHP bayraklarıyla görmek ilginçti.
Miting sonrası en çok konuşulan konulardan biri, Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin’in, otobüsün üzerine davet edilmesine rağmen bu davete kayıtsız kalmasıydı.
Sapancalı PM üyesi Ecevit Keleş ve İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu ile arası açık olduğu bilinen Şahin’in bu tavrı, CHP Genel Merkez yöneticileri tarafından da tepkiyle karşılandı.
Özel'in "Sakarya bundan sonra milletin kalesidir" sözü, önümüzdeki seçimler için büyük bir iddia.
Ancak bu kalenin fethedilmesi için, sadece meydanlarda atılan sloganların değil, Sakarya'nın gerçeklerine dokunan, inandırıcı ve uygulanabilir projelerin ortaya konması, sağlam politikaların üretilmesi gerekiyor.
