AKBALIK'TAN İDRİS AĞA GEÇTİ


Bu makale 2017-07-07 23:56:17 eklenmiş ve 862 kez görüntülenmiştir.
Kenan Certel

Yıl 1956  Küçücek İlkokulu ikinci sınıftan üçüncü sınıfa geçtiğim günlerdeyim. Köydeki büyüklerimin Akbalık köyünde O zamanların popüler çocuk sinema sanatçısı Ayşecik güreşleri olacak güreşlere gideceğiz diye konuşmalarına şahit oldum ve onlarla birlikte Akbalık köyüne gittim. Ve Zeynep Değirmencioğlu ( Ayşecik), Zülküf Karabulut ve Ordulu Mustafa’yı  Akbalık çayırında ilk defa seyretme mutluluğunu yaşadım. Bundan sonra da yapılan 55. Güreşin en az  45’ini izledim diyebilirim.

Bu güreşler hafızam beni yanıltmıyorsa 22. Yılına kadar aralıksız bir şekilde  Ayşecik güreşleri adı altında Akbalık halkı, Zülküf Karabulut ve Ordulu Mustafa pehlivanların gayretleri ile yapılageldi.

1978 yılında benim de Akyazı Halk Eğitimi Müdürü olduğum günlerde zamanın unutulmaz Akyazı Kaymakamlarından olan Ahmet Karabilgin’in Akbalık güreşlerinin yapılasında emeği geçenlerle yaptığı bir toplantıda Bu güreşleri bundan böyle köy güreşleri olmaktan çıkarıp Türkiye’nin önemli yağlı güreş organizasyonları arasına sokmalı ve resmileştirilmesi  gerektiğini söylediğinde bu fikir herkes tarafından kabul gördü ve benimsendi. O yıl Kaymakam Ahmet Karabilgin’le birlikte yazışmalarını benim yaptığım proje bir statü belirlenerek  Yağlı Güreş Federasyonuna resmi bir yazı ile iletildi. Statüye göre Güreşlerin adı bundan böyle Akyazı Akbalık Yağlı güreşleri olacak. Tarihi Kırkpınar güreşlerinden bir hafta önce yapılacak. Güreşlerin başlaması ve sonucu resmi bir programla Güreş federasyonuna bildirilecekti.

Yağlı güreş federasyonu projemizi uygun buldu, kabul etti ve onayladı. Bu tarihten itibaren Federasyon tarafından Akbalık güreşlerinin yapılacağı hafta hiçbir yağlı güreş organizasyonuna izin verilmemeye başlandı. Cumartesi günü başlayıp Pazar günü biten Akbalık güreşlerine yenişmek şartı da getirilmişti. Eğer bir güreş Pazar günü karanlık basıncaya kadar yenişme ile sonuçlanmazsa ertesi güne kalıyordu. O yıllar bunun bir örneği de yaşandı. Baş güreşlerinde finale kalan Zamanın ünlü başpehlivanları Aydın Demir ve Mehmet Güçlü 2 saat süren final güreşinde birbirlerini yenemeyince karanlık bastıktan sonra güreşe ara verildi. Pazartesi günü  saat 10.00 da aynı seyirci sahada olmak üzere aşırı sıcak altında güreşe devam edildi. Bu amansız mücadele saat 11.30 da Aydın Demir’in galibiyeti ile ile sona ermişti. Sanırım bir çok güreş sever bu unutulmaz güreşi hatırlayacaktır.

Yürürlüğe giren bu proje Akyazı Akbalık güreşlerine canlılık getirdi. Bu tarihe kadar Akbalık halkının kıt imkanlarla ve amatörce yaşatmaya çalıştığı güreşlere artık Kaymakamlık ve Belediye bir başka deyişle devlet sahip çıkmaya başladı. Akbalık halkı güreşlere yine destek vermeye devam etti.

Bu tarihten sonra 14 yıl görev aldığım güreş organizasyonları sırasında komite olarak ülkemizin büyük gazeteleri Hürriyet, Milliyet, Günaydın ve Tercüman gazetelerine giderek basın toplantıları yaptığımızı ve Akyazı Akbalık güreşlerinin tanıtımı ile bu gazetelerde yer almasını sağladığımızı  ve Orhan Ayhan, Altan Erbulak, Namık Sevik ve Dünyanın en önemli yağlı güreş yazarlarından olan Ali Gümüş gibi bir çok ünlü spor yazarı ile bu sayede tanışma imkanı da bulduğumuzu belirtmek isterim. Bu gün bunlardan sadece Orhan Ayhan hayatta diğerleri hakkın rahmetine kavuştu.

2 gün süren hatta bazı yıllar Cuma günü öğleden sonra başayan güreşler sırasında Akbalık güzeli seçimleri yapılıyor, geceleri halk konserleri düzenleniyor ve halk oyunları gösterilerine yer veriliyordu. Akbalık  güreş alanı çevresinde bir hafta süre ile tam bir festival havası yaşanıyordu.

Taa ki elim bir kaza yaşanıncaya kadar. Akbalık ve Akyazı halkını büyük bi üzüntüye boğan bu kaza Akbalık güreşlerinin uzun bir süre yapılamamasına neden oldu.

Yazımın başına Akbalık'tan İdris Ağa geçti diye başlık attım. Burada Ağa İdris Caymaz için bir paragraf açmak gerektiğini düşünüyorum. Ağalık yaptığı 4 yıl içinde Akbalık çayırı bugüne kadar görmediği hizmeti gördü. Akbalık’ın çehresi değişti. Tribünler tamamlandı. Güreşlerin yapılabilmesi için bir eksik kalmadı. Her yıl 300’ü geçmeyen güreşçi sayısı bir anda geçtiğimiz yıl 735 ve bu yıl da 791 sayı ile rekor sayıya ulaştı. Bunda Ağanın güreşçilere verdiği ödüller, altın kemer ve daha bir çok hediyenin önemli rol oynadığını söylemek sanırım yanlış olmaz.

Alçak gönüllülüğü ve sempatik duruşu ile herkesin taktirini kazanan Ağa İdris Caymaz, Akbalık güreşlerinin kurucuları Zülküf Karabulut ve Ordu’lu Mustafa’nın heykellerini yaptırarak adını Akbalık tarihine yazdırmış oldu. 4 Yılda yapılan güreşlerin tüm masraflarını karşılayan, ayrıca misafirlerine yemek te ikram eden Ağa İdris Caymaz’ın yuvarlak bir hesapla 3 trilyonun üzerinde bir harcama yaparak Akbalık güreşlerine destek verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Verdiği hizmetlerle Akbalık güreşlerinin unutulmaz ağaları arasına girmeyi başaran İdris Caymaz’a Bir basın mensubu olarak teşekkür ediyorum. Çok mütevazi, hatta aşırı mütevazi olduğunu söylüyorum. Bir de Ağalık geleneği olan ağa kıyafetini de bir kez olsun giyseydin ve hiç kimse tarafından sırf  bu yüzden eleştirilmeseydin diye biraz eleştiriyorum.

Güreş sabahı erken saatlerde ayak üstü sohbet etme imkanı bulduğum Ağa İdris Caymaz “abi çok yoruldum. Bu görevi başka birine devretmek istiyorum. Yani bu son ağalık olacak” demişti ve sözünü de tuttu. Ve bir veda konuşması ile görevini en iyi şekilde yapmanın mutluluğu ile ağalığa noktayı koydu. Akbalık güreşleri bir daha bu şekilde düzenli bol ödüllü ve bol güreşçili olur mu bilemiyorum. Bu kadar masrafın altından nasıl kalkılabilir bilemiyorum. Bunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Yani Ağa İdris Caymaz gelecek yıla çözümü zor bir bir problemi yeni ağa Mehmet Öztürk'e bıraktı gidiyor. Güle Güle Yolun ve bahtın açık olsun İdris ağam. 

Bütün bunları niye yazma ihtiyacı duydum. Akbalık tarihine bir not düşmek istedim. Çünkü zaman her şeyi unutturuyor. Kalıcı olan yazılmış belgeler oluyor. Bu güreşler Akbalık var olduğu sürece devam edecek. 55 yılda neler oldu diye sorsanız size cevap verebilecek bir kaç kişiden başka hayatta hiç kimse kalmadı. Çünkü geçmişle ilgili bir kayıt tutulmamış, 55 yılda kimler ağalık yapmış, kimler Akbalık başpehlivanı olmuş, kimler ölmüş kimler kalmış. Akbalık güreşleri nereden nereye gelmiş. Bütün bunların yazılması gerekiyordu. Bunların hiçbirini yapmak kimsenin aklına bile gelmemiş. Şimdi ben buradan Belediye Başkanı Hasan Akcan’a öneriyorum. Derhal bir ekip kurup hala hayatta olan Akbalık halkından yaşlıları, Zamanın Kaymakamı Ahmet Karabilgin'i de dinleyerek bilgi ve belgeleri toplayıp bir Akbalık kitabı oluşturup önemli bir kültür hizmetini gerçekleştirsin diyorum. Çünkü Akbalık güreşlerine tarihi diyoruz.Bir yerin tarihi olabilmesi için başlangıcından günümüze ve hatta geleceğine dair ayrıntılı bilgilerin olması gerekir. Akbalıkla ilgili böyle bir bilgiye sahip miyiz. Değiliz.

Yazımı Güreş Ağası İdris Caymaz’ın 55. Akyazı Akbalık Güreşlerinde yaptığı veda niteliğindeki konuşması ile noktalıyorum.

“Sevgili Hemşehrilerim ve Çok Değerli Konuklar..

55. Tarihi Akyazı Akbalık Yağlı güreşlerine hoş geldiniz diyorum ve hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Uzun bir aradan sonra tekrar yapılmaya başlanan şahsımın da bu uzun aradan sonra 4 yıl boyunca üst üste ağalığını üstlenmiş bulunduğum Akyazı Akbalık Yağlı Güreşleri’nde sizlerle bulunmaktan ve bu coşkulu kitleye ev sahipliği yapmaktan dolayı kıvanç dolu olduğumu belirtiyor ve bize bu mutlu tabloyu yaşattığı için Yüce Allah’a bir kez daha şükürlerimi sunuyorum.

2014 yılında şahsıma güreş ağalığı teklifi getirildiğinde bu görevi kabul ederken ne kadar heyecanlı ve sevinçli idiysem şu anda da aynı sevinç ve heyecanı yüreğimde hissettiğimi belirtmek istiyorum.

Açık söylemeliyim ki Akbalık güreşlerinin 4 yılda geldiği noktayı görünce çok gururlanıyorum ve bu güzel tablonun oluşumunda emeği geçen her kesi kutluyorum.

Ülke çapında en çok katılım gösterilen güreşlerden birisi olan Akyazı Akbalık güreşleri, Tarihi Kırkpınar güreşleri öncesinde yapılan en büyük yağlı güreş organizasyonudur. Ve Kırkpınar’ın bir provası niteliğindedir. Bizler 4 yılda güreşleri bu seviyeye getirerek Akbalık güreşlerini eski  şaşaalı günlerine getirmeyi başardık.

Değerli Pehlivanlarım.

Büyük mücadele verdiğiniz bu çimenleri değerli kılan sizlerin alın teri ve saf yüreklerinizdir. Hayat bir yarış ve bir sınav gibi göründe de mühim olan insanlık, dürüstlük ve şereftir.

Bugün sizlere tek nasihatım şudur ; hayatın boş ve eğreti düzenine aldanmayın. Bu dünyanın geçici bir sınav yeri olduğunu aklınızdan asla çıkarmayın. Mert olun ve mertçe güreşin.

Değerli misafirler;

Herkes için farklı anlamları olan ağalığın şahsım için ne anlam ifade ettiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ben Ağalığı doğup büyüdüğüm bu topraklara ve insanlara olan bir vefa hissi ile sporcu genç kardeşlerime ağabey olma duygusu ile yerine getirmiş bulundum. Bu görevi yaptıktan sonra Ağa olmasam da bundan böyle sizlerin her daim aranızda olacağımı bilmenizi isterim.

Sözlerime son vermeden önce Bu güreşlerin kurucuları olan Kırkpınarın unutulmaz başpehlivanlarından Rahmetliler Zülküf Karabulut ve Ordu’lu Mustafa pehlivanlara hayırlı dualarımı gönderiyorum.

4 yıllık ağalığım sırasında daime yanımda olan, yürekleri ve karakterleri ile bana dost olan Belediye Başkanımız  Sayın Hasan Akcan’a, Akbalık muhtarımız Sayın Rüstem Bilgiye, sevgili Adem ve Hamit Altun kardeşlerime huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.

Değerli misafirlerimiz, bu güzel günde bizlerle birlikte olduğunuz için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Allah, Allah, İllallah.

 

Hayırlar gele İnşallah,  diyerek sizlere veda ediyorum.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
bizimakyazi.com
© Copyright 2017 akyazı. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
BÖLGE HABERLERİ