MİRAÇ KANDİLİ VE NAMAZ

TARİH : 23.05.2014 Muhterem Müslümanlar!
Bu makale 17 Mayıs 2014, Cumartesi 22:44:25 eklenmiş ve 1532 kez görüntülenmiştir.
Cuma Hutbeleri

Miraç hadisesi, hicretten bir buçuk yıl kadar önce, Hz. Peygamber’in (s.a.s),  hanımı Hz. Hatice ve amcası Ebu Talib gibi yakın destekçilerini ve yardımcılarını kaybettiği hüzün senesinde cereyan etmiştir. Özelde, Hz. Peygamber (s.as)’a sunulmuş manevi bir hediye ve tesellinin adıdır Miraç. Peygamber (s.a.s)’in dili ile değil ama hali ile ‘bittim Ya Rabbi!’ niyazına, Cenab-ı Hakk’ın ‘yettim habibim’ diye katına davetidir. Miraç, Mescid-i Aksa’dan semalara yapılan bir seyahattir. Bu mucizevî yolculukta, Yüce Allah, Peygamberine, manevi âlemin sır perdelerini açmış, birçok uhrevi duruma, ilahi hitap ve iltifatlara Rasulünü mazhar kılmıştır.

Kardeşlerim!

Miraç, Recep ayının 27. gecesi gerçekleşmiştir. Bu husus ile ilgili olarak Yüce Rabbimiz, şöyle buyurmaktadır: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını göstermek üzere kulu Muhammed’i, bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” Mekke’nin kasvetli ortamından bunalan ve yorulan Allah Rasulü, bu kutlu yolculukla önce Müslümanların ilk kıblesi ve birçok peygamberin durağı olan Kudüs’e gitmiş, ardından göklere uruc etmiş ve Rabbinin izzet ve azametine şahit olmuştur. Yüce Allah, aradaki vasıtaları kaldırarak, elçisini ilahi lütuflara mazhar kılmıştır.

Aziz Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, bu mübarek gecede, Peygamberimiz (s.a.s.) vasıtasıyla ümmetine birtakım ihsanlarda bulunmuştur. Bunlar: Özellikle yası namazlarından sonra ‘amenerresulü' diye okuduğumuz Bakara suresinin son ayetleri, beş vakit namaz ve Allah’a şirk koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği müjdesidir. Bir kimse miraca yükselmeyi arzu ederse namazını aksatmadan eda etmelidir. Çünkü namaz, insanın Rabbine en yakın hali olan secdeyi de içerisinde barındıran tek ibadettir. Bu sebeple de müminin namazı onun miracı olmuştur. Günde beş defa manevi kirlerden arınarak vuslata erişmek ancak namazla mümkün olabilmektedir. Öyleyse yaratıcımıza olan sadakatimizi ve samimiyetimizi, namazlarımıza olan muhabbetimizle gösterelim.

Kardeşlerim!

Allah Teala’nın Miraç gecesinde Ümmet-i Muhammed’e Peygamberi vasıtası ile hediye ettiği namaz günümüz toplumsal hastalıklarına karşı manevi bir reçetedir. Bireysel hayatımızda yaşadığımız buhranlarımıza, psikolojik sıkıntılarımıza çaredir. Cemaatle kılınan namaz, sosyal hayatımıza ve toplumsal bütünlüğümüze katkı sağlar. Bunun yanında namaz, kişinin dünyevileşmesine karşı alınmış en güzel ilahi tedbirdir. Kişiyi, kendi başına bırakmaz, Rabbine ve hayata bağlar. İç dünyamızda da namaz, bir nefis tezkiyesi yöntemidir. Bunlarla ilgili olarak Rabbimiz,  Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: ‘(Rasulüm)! Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.

Kardeşlerim!

Her namazını Miraç neşvesi ile eda edenlere ve her namazını Miraç kılabilenlere ne mutlu! Ne mutlu Allah Teala’nın buyruklarına gönülden uyanlara! Ne mutlu Peygamber (sas) gibi, ‘namaz gözümün nurudur’ diyebilen ve namazını Rabbine şükür vesilesi kılabilen namaz âşıklarına! Yüce Rabbim, bizi ve zürriyetimizi namaz kılanlardan eylesin!

Bu duygu ve düşüncelerle, pazarı pazartesiye bağlayan gece idrak edeceğimiz Miraç Kandili’nin, İslam âlemine hayırlar ve güzellikler getirmesini, Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
bizimakyazi.com
© Copyright 2018 akyazı. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
BÖLGE HABERLERİ